Büyük Avukat Dayanışması Kampanyası İçin İstanbul Barosu’nun Balmumcu Tesisi Satılmalıdır.

6 Şubat 2023’te ve sonrasında gerçekleşen depremler sebebiyle vefat eden avukat sayısı 119, evi ve işyeri zarar gören avukat sayısı ise yaklaşık 9.000 olarak bildirilmiştir. Deprem bölgesinde bulunup can ve mal kaybı yaşamayan avukatlar da, müvekkillerinin bir kısmının vefatı ve mal kaybı sebebiyle ciddi bir maddi zararla karşı karşıyadırlar.

Yaşadığımız can kaybından ötürü yas tutarken, bir taraftan da depremzede olan avukat meslektaşlarımızın çalışma düzenlerini yeniden kurabilmeleri için gerekli tüm kaynakları seferber etmemiz gerekiyor. Deprem bölgesindeki avukatların (ve stajyer avukatların) mesleki faaliyetlerine başlayabilmeleri ve maddi kayıplarını mümkün mertebe telafi edebilmeleri, aynı zamanda bölgede diğer depremzedelerin haklarını arayabilmeleri ve hukuk sisteminin işleyebilmesi için zorunlu.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) bünyesindeki Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Fonu’nun (SYDF) halihazırda yeterli nakit para kaynağı olmadığı(3) için Büyük Avukat Dayanışması #BüyükAvukatDayanışması adıyla bir bağış kampanyası başladı. Bu kampanyada Türkiye avukat camiası muhakkak olabildiğince kaynağı sağlamaya çalışacaktır.

Bu kampanyanın etkisinin artması için, bir İstanbul Barosu üyesi avukat olarak, TBB ve İstanbul Barosu yönetimlerine çağrım; bu iki kurum arasında imzalanan Protokol’le, İstanbul Barosu’na kazandırılan ve halihazırda bir ticari şirkete işletmesi için kiralanan Balmumcu lokalinin mümkün olan en kısa süre içinde ve hakkaniyetli bir bedelle satılması ve elde edilecek satış bedelinin depremzede avukatların yararına olacak şekilde kullanılmasıdır.

Bu yazının amaçı, söz konusu taşınmaz ile ilgili tartışmaları tekrar etmek değildir. Gün, birlik olma günüdür. Söz konusu taşınmaz ve tesisle ilgili olarak aşağıdaki hususları dikkate aldığımızda, bu tesise sarf edilen kaynağın depremzede avukatlara yönlendirilmesi de birliğin ve dayanışmanın bir gereğidir.

-Söz konusu tesisin 2012 yılındaki dolar kuru itibariyle 6.000.000-USD (10.836.000-TL) karşılığında satın alınmıştır.
-Bu tesis ilgili işletmeci firma tarafından yapılacak tadilat karşılığında son derece düşük sayılabilecek bir bedelle kiralanmıştır.
-Bu tesis ulaşım açısından merkezi bir konumda değildir, ancak özel araçla ulaşılabilecek durumdadır.
-İşletmede İstanbul Barosu avukatlarına %20 oranında indirim sağlamasına rağmen görece yüksek fiyatlıdır.
-Tesisin kapasitesi sınırlıdır ve toplam sayısı 60.000’i geçen İstanbul Barosu avukatlarının büyük çoğunluğu buradan sosyal lokal olarak yararlanamamaktadır.

Bu sebeple, bu tesisin bir üçüncü kişiye/kuruluşa satılmasında kamu yararı bulunmaktadır. Bu satışın da mümkün mertebe, TBB ve İstanbul Barosu tarafından, bir başka kurumun müdahalesini gerekmeyecek şekilde ve elbette şeffaflık ilkesine uygun olarak gerçekleştirilmesi isabetli olacaktır. Bunun için İstanbul Barosu’nun sadece Yönetim Kurulu kararı alarak,(olağanüstü genel kurul kararı gerekmeksizin), TBB ile tekrar bir Protokol düzenleyerek taşınmazın mülkiyetini TBB’ye devretmesi ve satışı da doğrudan TBB’nin/SYDF’nin açık artırma yoluyla gerçekleştirmesi halinde, hiçbir İstanbul Barosu üyesinin, Adalet Bakanlığı’nın ya da Cumhurbaşkanlığı’nın/Devlet Denetleme Kurulu’nun engel çıkartacağını şahsen düşünmüyorum. Ancak elbette bu sürece İstanbul Barosu avukatlarının bu satış sürecine aktif olarak destek vermesi de önemli olacaktır.

Elbette, bu satış sürecinde, mevcut kiracı-işletmeci firmanın da sözleşmesinden kaynaklanan haklarının da hakkaniyet çerçevesinde olabildiğince korunması, daha önce katlandığı bazı zorunlu olağanüstü giderlerin ve lüks giderlerin de, işletmeden elde ettiği gelir ve yatırdığı kira bedelleri dikkate alarak tazmin edilmesi gerekebilir.

Bu yazıdaki çağrı özellikle İstanbul Barosu’nun mülkiyetinde bulunan Balmumcu’daki tesisi konu alsa da, benzer özellikler gösteren diğer Baro taşınmazları bakımından da geçerlidir.

Av. Onur ACAR (İstanbul Barosu)